Euroleague’de bu hafta; Fener güldü, Efes üzdü

Turkish Airlines Euroleague’de 20. hafta mücadelesinde Türk takımları haftayı bir galibiyet bir yenilgi ile kapadı. Perşembe günü sahaya çıkan F.Bahçe Beko’nun rakibi sahasında Monaco’ydu ve temsilcimiz iyi başladığı maçta, Motley’in erken faul problemine girmesi sonrasında bir anda durdu. O kadar önemli ki Motley, onun yokluğunda boyalı alan hakimiyeti de ribaunt üstünlüğü de rakibin oldu.

İlk yarının sonunda Monaco’nun öne geçmesini sağlayan 21-3’lük seri sırasındaki hamlesizlik biraz can sıkıcıydı ama neyse ki Motley sahaya dönünce yeniden roller net şekilde dağıldı. 3. çeyreği domine etti Motley, ona Wilbekin de eşlik etti, hem takımın hem salonun havası değişti.

Fenerbahçe Beko taraftarı da bu sezonun en etkili desteğini verince, ipler elimize geçti. Maçın sonunda 8-0 seri yemek ve işi normal sürede bitirememek yakışmadı ama Hayes’in uzatma performansı, hak edene karşılaşmayı kazandırdı. Eksikleri dönmüş bir Fenerbahçe’nin savunmaya ve ribauntlara konsantre olması, müthiş bir güç ortaya çıkarıyor, her maç ana motivasyonumuz bu olmalı.

Clyburn’e yeni rol gerek

Anadolu Efes’te ise sezon başında eksik rotasyon şikayet konusuydu, şimdi işin rengi değişti. Bayern karşısında 16 sayıdan maçı vermek, Efes gibi bir takım için kabus gibiydi. 3. periyotta 16 farklı öne geçen takımdaki beş, savunma yapıyor, erken sayı bulup rüzgarı arkasına alıyor, Larkin asist, Micic üçlükleriyle öne çıkıyordu.

Ancak bir anda konsantrasyonunu yitirdi. Aslında Valencia deplasmanındaki ‘nasıl olsa kazanırız’ın, ‘nasıl olsa kazandık’ versiyonu vardı sahada, yine geceyi üzgün bitirdik. Savunma yapmadan bu seviyede kazanmak çok zor ve Efes son çeyrekte 30 sayı yedi! Tamam rakip uzunlar kaçırmadan üçlükler buldu belki ama Efes’in hiç reaksiyon verememesi, kabul edilebilir değildi…

Bir sorun daha var Efes’te. Sezon başında Micic ile Singleton takımın bütün yükünü çekti. Ancak artık Larkin geldi. Bryant devreye girdi, Beaubois formunu yükseltti. Bu düzeni yeniden oluşturmak şart, Clyburn’e mutlu olacağı yeni bir rol belirlenmeli. Top ve rol paylaşımını yeniden yapmak zorunda Efes. Bu konu kısa sürede, sorun haline gelmeden çözülmeli.

Haftaya gurbetteyiz

Temsilcilerimiz 21. hafta maçlarını deplasmanda oynayacak. Üst üste 3 maç kazanarak yeniden çıkışa geçen Fenerbahçe Beko, Fransa’da Asvel’in konuğu olacak. Anadolu Efes ise play-off yolundaki direkt rakiplerinden birisi gözüken Baskonia ile İspanya’da karşılaşacak.

Zirve yine dörtlendi

Geçtiğimiz haftayı zirvede bitiren Real Madrid, Olimpiakos deplasmanından mağlubiyetle ayrılıp, Fenerbahçe Beko ve Barcelona da maçlarını kazanınca liderlik koltuğunu yine 4 takım paylaştı. 20. hafta sonunda averajla Olimpiakos liderlik koltuğuna otururken, Real Madrid 2, Fenerbahçe Beko 3 ve Barcelona da 4. sırada yer aldı.

Normal sezonu ilk 4 içinde bitirmek ve çeyrek final eşleşmelerinde saha avantajının ne kadar önemli olduğunu düşününce, bu 4 takımın ne kadar önemli bir avantaja yakın oldukları daha net anlaşılıyor olmalı. Geçtiğimiz hafta ilk 8 içinde kendisine yer bulan Anadolu Efes ise şok Bayern Münih yenilgisiyle bu hafta aşağıya düştü ve bu hafta itibariyle play-off barajının dışında kaldı.

Bir Zalgiris Kaunas masalı yaşanıyor

Son dönemin çok formda iki takımının buluşmasında Zalgiris Kaunas, sahasında konuk ettiği Kızılyıldız’ı devirmeyi başardı. Bu yıl Final Four’un ev sahipliğini yapacağı açıklanan Kaunas, o andan itibaren inanılmaz işler yapmaya başladı.

Son 6 maçın 5 tanesini kazanan, evinde üst üste 4. maçından da galibiyetle ayrılan Litvanya ekibi, Kızılyıldız’ın 3. çeyrekte bulduğu 26-12’lik seriyle geriye düşse de zoru başardı, yeniden ayağa kalkıp, son çeyrekteki müthiş savunmasıyla kazandı.

Böyle bir serinin ardından ayağa kalkmak zordur ama 16 bin Litvanyalı’nın inanılmaz desteği bunu mümkün kıldı. Son çeyrekte Zalgiris Kaunas seyircisi takımlarının arkasında öyle bir güç oldu ki, Vildoza gibi bir süper yıldıza sahip Kızılyıldız’ın bile eli kolu bağlandı. Final Four ev sahipliğinin Zalgiris Kaunas için nasıl bir motivasyon yarattığı bu maçta net biçimde anlaşıldı.

Zalgiris forması altındaki Ulanovas ile geçen yıl Fenerbahçe bu yılın ilk bölümünde Efes formaları giyen Polonara’nın performansları, bazı oyuncularda uygun ortamın performanslarına ne kadar etki ettiğinin kanıtı. Sezon başında hiç şans tanınmayan Zalgiris Kaunas, 12. galibiyetini elde ederek, 5. sıraya yerleşti.

Baldwin ritme girdi

Maccabi Tel Aviv haftanın flaş galibiyetlerinden birisini aldı ve sahasında konuk ettiği Alba Berlin’i farklı yenmeyi başardı. Bu galibiyette en önemli pay sahibi Baldwin oldu. Bir süre sakatlığı nedeniyle formunu bulamayan skorer oyuncu, geçtiğimiz haftaki 21 sayısının ardından Bayern potasına da tam 33 sayı yolladı ve takımına kazandırdı.

Milano’ya bir darbe daha

3 maçlık galibiyet serisinin ardından yeniden düşüşe geçen ve arka arkaya çok önemli maçlar kaybeden Milano, bu kez de sahasında Asvel’e yenilmekten kurtulamadı, daha sezonun bitimine 14 maç olsa da play-off umutlarını mucizelere bıraktı. Messina yönetiminde iki yıl önce Final Four oynayan, geçtiğimiz yıl çeyrek finalde saha avantajına sahip olmasına rağmen Anadolu Efes’e elenmekten kurtulamayan Milano, şampiyonluk hedefiyle başladığı, ligin en yüksek bütçelerinden bir tanesine sahip olduğu sezonda hiç beklenmedik sonuçlar alıp, 20. hafta sonunda 6 galibiyette kaldı, ligin son sırasında yer aldı.

Dee Bost ilk kez

Galatasaray’dan ayrılarak hafta içi Fransa’nın Asvel takımına transfer olan Dee Bost, yeni takımı ile ilk maçına Milano deplasmanında çıktı. Dee Bost, 27 dakika süre aldığı maçta 6’da 1 üç sayı, 3’te 1 iki sayı isabetiyle oynayarak kötü bir şut performansı sergilese de 6 asist ve 2 top çalmalık performansıyla galibiyete katkı yaptı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.